Cumhuriyet'in 100. yılında Türkiye ekonomisi dünyada 17. sıraya yükseldi

Türkiye Cumhuriyeti, 100. yılını kutlarken, ekonomik başarılarını da gözler önüne seriyor. 1923 yılında kurulan Cumhuriyet, savaşlar, krizler, terör ve darbeler gibi zorluklara rağmen, 1 trilyon doları aşan gayrisafi yurt içi hasılasıyla dünyanın en büyük 17. ekonomisi oldu. Türkiye'nin ekonomik kalkınmasında izlenen politikalar, Lozan Barış Antlaşması, kapitülasyonların kaldırılması, sanayileşme hamleleri ve istihdam artışı gibi önemli adımlar rol oynadı.

Cumhuriyet'in kuruluşundan bu yana Türkiye ekonomisi, farklı dönemlerden geçti. 1929 buhranına rağmen 1923-1938 arası ortalama yüzde 7,8 gibi rekor bir büyüme hızına ulaştı. İkinci Dünya Savaşı nedeniyle 1939-1950 döneminde büyüme hızı düştü ancak demiryolları atılımları, okuma yazma oranının artması ve Köy Enstitüleri'nin kurulması gibi kalkınma hamleleri gerçekleştirildi.

1950 yılında Demokrat Parti iktidara geldiğinde, Türkiye ekonomisi daha liberal bir yapıya büründü. ABD tarafından gönderilen Marshall yardımları kapsamında Türkiye 1,5 milyar dolar aldı ancak dış borç miktarı da arttı. 50'lerin sonunda ciddi bir devalüasyona gidildi ve ekonomide ciddi sorunlar yaşandı.

1961 Anayasası ise tekrar yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Devlet Planlama Teşkilatı kuruldu ve 5 yıllık kalkınma planları hayata geçirildi. Bu dönemde Türkiye ekonomisi ortalama yüzde 6,5 büyüdü.

1980'lerde ise neoliberalizme geçiş yapıldı. Bu dönemde Türkiye ekonomisinin ortalama büyüme hızı aşağı çekildi. Dış borç miktarı arttı ve enflasyon sorunu ortaya çıktı.

2000'li yıllarda ise Türkiye ekonomisi yeni bir ivme kazandı. Özellikle son 20 yılda sanayileşme hamlesi, ihracat artışı ve yüksek katma değerli ürünlerin üretimi ile Türkiye ekonomisi dünyada söz sahibi oldu.

Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılında ekonomik bağımsızlığını sağlamış olması, Cumhuriyet'in en büyük başarılarından biridir. Türkiye, yeni yüzyılda da iddialı hedeflerle ilerlemeye devam ediyor.

kaynak:bloomberg

Rasyonel Haber

Bakmadan Geçme