Konya Aydınlar Ocağı Şair Yavuz Bülent Bakiler'i Andı
Konya Aydınlar Ocağı'nın düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde yazar Ömer Korkmaz dört yıl önce vefat eden şair Yavuz Bülent Bakiler'i anlattı: BAKİLER, ÖRNEK BİR ŞAİR VE ŞAHSİYETTİR Konya Aydınlar Ocağının düzenlediği Selçuklu Salı Sohbetlerinde bu hafta şair yazar Ömer Korkmaz, geçtiğimiz eylül ayında vefat eden ünlü şair Yavuz Bülent Bakiler'i anlattı.
Konevi derneği salonundaki programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Yavuz Bülent Bakiler ile Konya'ya gelip gittiği yirmi yılda görüşüp sohbet ettiklerini kaydederek 'Selçuk Üniversitesi'nin düzenlediği epeyce programa konuk olmuştu. Başka sebeplerle de Konya'ya ziyarette bulunur, biz de sohbet ederek, dinleyerek istifade ederdik. Çok değerli bir şairdi' dedi.
Daha sonra kürsüye gelen şair yazar Ömer Korkmaz değerli şair Yavuz Bülent Bakiler'i anmak üzere düzenlediği program sebebiyle Konya Aydınlar Ocağı'na teşekkür ettikten sonra 'Yavuz Bülent Bakiler'in aile kökü Azerbaycan Karabağ Ağdam köyündendir. Kendisi 23 Nisan 1936 tarihinde Sivas'ta dünyaya gelmiş ve halk şiirine yatkınlığı da buradan gelmektedir' dedi.
Nüfus müdürü olan babasının iş yoğunluğu ve akşamları daha ziyade dışarıda olmasından ötürü annesiyle çok vakit geçiren Yavuz Bülent'in dinlediği masal ve türkülerden de etkilendiğini kaydeden Korkmaz 'Babası her ne kadar onunla çok vakit geçiremese de Büyük Doğu ve Sebilürreşad gibi önemli yayınları okumasına vesile olmuştur. İlkokulda sınıf öğretmeni duvar gazetesi hazırlayınca da ilk şiirini Sivas üzerine yazıp vermiş ve sonraları her ders ile ilgili şiirler yazınca adı Sınıf Şairi'ne çıkmıştır' diye konuştu.
Yavuz Bülent Bakiler'in gençlik yıllarında önce Gaziantep, sonra Malatya'ya gittiğini ve elektrik kazasında ölen kız kardeşi için yazdığı (Gelin Kızın Ölümü-Bir Ölünün Mektubu) isimli şiiri Abidin Mümtaz Kısakürek'e gönderdiğini vurgulayan Korkmaz 'Türk Sanatı dergisinde yayınlanan bu şiir onun ilk şiiri olarak kayda geçmiştir' diyerek devam etti.
1955'de Hukuk Fakültesi öğrencisi olarak Ankara'ya gelen şairin beş yılda iki defa şık olarak çok değerli şiirler yazdığını da anlatan Korkmaz 'Çocukluk ile Üniversite yılları arası onun şiirlerini nüvesini oluşturan dönemdir. (Şaşırdım Kaldım İşte-Bilmem ki Nemsin) ve Cebeci İstasyonunda Bir Akşam Üstü) şiirleri bu iki aşkın eseridir. Üstat bu şiirlerde duygularını o kadar güçlü ifade etmiştir ki günümüze dahi etki uyandıran şiirlerdendir' dedi.
Askerlik vazifesini Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayında yapan Bakiler'in bir süre serbest avukatlık yaptığını ama kendi avukatlığını kendisini de beğenmediğini söyleyen Korkmaz 'Sonra bir sendikanın avukatı olan şair burada yeteri kadar iş olmadığı ve aldığı parayı hak etmediği düşüncesiyle istifa etmiştir. Sonra Kültür Bakanlığında müsteşar yardımcısı olarak çalışıyor ve Ali Fuat Cebesoy ile Kazım Karabekir'in kitaplarını bastırmak konusunda dirençle karşılaşıyor. Bastırdığı kitaplar da toplatılıyor. Ardından bir dönem TRT'de çalıştı ve (Üsküp'ten Kosova'ya) kitabı buradan doğuyor. Bir şiir matinesi için gittiği yerden bile hayırlı işler çıkarıp dönebilen bir insandır' diyerek sözlerini sürdürdü.
Anne üzerine en çok şiir yazan şairlerden olan Bakiler'in kaynana üzerine şiir yazan ender şairler arasında bulunduğunu da anlatan Korkmaz 'Yavuz Bülent Bakiler'in şiirlerinde yaşanmışlıklar var, gördüğü Anadolu manzaraları var. Duygularını, gözlemlerini çok berrak bir dil ile ifade edebilen, örnek alınacak bir şair ve beyefendidir' dedi.
Turancı fikre sahip olan Yavuz Bülent Bakiler'in sanatın ve sanatçının bağımsızlığı, sanatın herhangi bir ideolojinin hizmetine verilmemesi, propaganda malzemesi olmamasını önemsediğinin altını çizen
Korkmaz, 'Bir döneme damga vuran fikir ve sanat dergisi Hisar'ın ilkeleri onun da ilkeleridir. Türk edebiyatını Batı'nın taklidi olmaktan çıkarıp, milli bir karaktere kavuşturmayı gaye edinmiş ama Batı edebiyatından da tamamen yüz çevirmeden, yaşayan canlı Türkçe'nin edebiyat dili olmasını savunmuştur' diyerek devam etti.
Bákiler'in, milliyetçi ve muhafazakr kesimlerce sevilen, beğenilen bir şair olduğunu ancak şiirlerinin sadece bu kesimlere yönelik değil, bütün Türkçe konuşan topluluklara yönelen, bireyden topluma açılan bir özellik taşıdığını anlatarak devam eden Korkmaz 'Bakiler'in en çok yoğunlaştığı konular aşk ve Anadolu'dur. Bununla birlikte dini ve milli hassasiyeti şiirlerinin geneline yayılmıştır. Anadolu'yu, Toplumcu Gerçekçilerin materyalist bakış açısını, Anadolu Romantizmi yapan şairlerin tutumunu samimiyetsiz ve yanlış bularak, bunlara tepki duyarak ele alır. Milli değerleri ve geleneği yok sayan edebiyat anlayışlarına karşı çıkar. Türk tarihini de bütüncül bir anlayışla ele alır. İslam öncesi ve İslam sonrası Türk tarihini bir arada işler. Türklüğü İslam'dan ya da İslam'ı Türklükten ayrı bir şekilde ele alan şiir anlayışlarına karşı çıkar. Turan konusunu işlerken Türk İslam düşüncesinden hareket eder' dedi.
Konuşmasını Yavuz Bülent Bakiler'in kaleme aldığı şiirlerle süsleyen ve, 10 kadar nesir kitabı, 4 şiir kitabı ve 2 antoloji yayımladığını hatırlatan Korkmaz 'ilk şiir kitabı olan Yalnızlık 1961 yılında yayımlandı. İkinci şiir kitabı Duvak, 1971 yılında Hisar dergisi yayınları arasında çıktı. 1987 yılında yayımlanan üçüncü şiir kitabı Seninle'de şiirlerinin Anadolu coğrafyasından Turan ve Türkistan coğrafyasına kaydığımı görürüz. Ahmet Kabaklı bu geçişte Arif Nihat Asya, Nihal Atsız ve Türkçü çevrelerin etkisinin olabileceğini söyler. 2001 yılında da bu üç şiir kitabında yer alan şiirlerin yanı sıra bu süre zarfında yazdığı şiirleri Harman adlı kitabında topladı. Şiirlerinde anne konusunda oldukça önem veren Bakiler'in hazırladığı, Şiirimizde Ana adlı antoloji 1967 yılında yayımlandı. Cumhuriyet'in 50. yıldönümünde Sivas'ta Şiir adlı antolojiyi hazırladı. Nesir kitaplarının genelini de seyahat notları ve monografik çalışmalar oluşturur. 1969 yılında Sivas'lı Nakşibendi şeyhi İhrameızde İsmail Hakkı Toprak hakkında İsmail Efendi adında biyografik çalışmayı yayımladı. Karslı şık Hasretî hakkında fasikül halinde monografik bir çalışması da yayımlandı. Mehmet Akif'te Çağdaş Türkiye İdeali adlı bir kitabı ve şık Veysel adında monografik bir çalışması vardır. Azerbaycan'ın ikinci Cumhurbaşkanı olan, Turancı devlet adamı Ebulfez Elçibey hakkında hazırladığı Elçibey adlı biyografik bir çalışması da yayımlandı. Yanında çok şeyler öğrendiği Arif Nihat Asya'nın karısına yazdığı aşk mektuplarını da Arif Nihat Asya'nın Sevgi Mektupları adıyla yayımladı. Arif Nihat Asya'nın uzun süre çevresinde olması münasebetiyle onu çok yakından tanıyan Bakiler, onunla yapmış oldukları sohbetleri, hayatını, hatıralarını ve şiirlerini konu alan Arif Nihat Asya İhtişamı adı eserinde kaleme aldı. Türk siyasi ve kültür hayatında önemli rolü olan ve çeşitli vesilelerle tanıma fırsatı bulduğu, şairde olumlu ve olumsuz etkiler bırakmış olan, artık dünyadan göçmüş birçok meşhur kişiye dair anekdotları da Gidenlerin Ardından adıyla kitaplaştırdı. Merhum BBP lideri Muhsin Yazıcıoğlu hakkında yazılmış çeşitli makaleleri ve yazıları Muhsin Başkan adlı bir kitapta bir araya getirdi. Türkistan'a, Balkanlar'a ve Azerbaycan'a yaptığı gezileri de kitaplaştırdı. Balkanlar'daki Türk mirasını ve Balkan Türklüğünü anlattığı kitabı Üsküp'ten Kosova'ya, Türkistan coğrafyasını anlattığı Türkistan Türkistan, Azerbaycan'ı anlattığı Azerbaycan Yüreğimde Bir Şahdamardır adı kitapları sırayla yayımlandı' diyerek konuşmasını tamamladı.
Program sonrasında, Yavuz Bülent Bakiler'e dair bazı hatıraları nakleden Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü ardından günün konuşmacısı yazar Ömer Korkmaz'a kitap takdim etti.