Zeytindalı Harekatı’nın ilk Şehidi Musa Özalkan’ın şehit ikramiyesine haciz olayı Türk Milleti’nin yüreğine bir ok gibi saplandı.

Bizi bu durum çok yaraladı, kırdı, üzdü hatta yüreğimizi paramparça etti. Konu ile alakalı Adalet Bakanlığı soruşturma açtı… Açsalar da artık acıdı yüreğimiz.

Hükümetin bu İcra Müdürlükleri meselesine çok geç kalan neşteri vurması gerekiyor.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Başbakanlığı döneminde bu konuyu bir nebze olsun, düzeltmeye çalıştı. Ama yeterli olamadı.

Çünkü AK Parti milletvekillerinin birçoğunun avukat olması, bu icra müdürleri mevzusunu halktan yana değil de avukatlardan yana olmasını sağlıyor.

İcra Müdürlükleri konusu günümüzün en büyük sosyal problemidir.

Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Başbakanımız Binali Yıldırım, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, Kalkınma Bakanımız Lütfi Elvan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun’un bu konuya derhal çözüm üreteceklerini ümit ediyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızdan halk adına ricamız bu konuya neşter vururken, milletvekillerinin ve Cumhurbaşkanlığı danışmanlarının birçoğunun avukat olduğunu unutmadan bu konuyu ele almaları gerektiğini bir kez daha hatırlatıyorum.

Adalet Bakanlığımızın ismini icralardan sorumlu bakanlık olduğu için yazdım. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımızın ismini yazmamın sebebine gelince ise, en önemlisi bu işte;

Sayın Bakanım! Aileler dağılıyor, paramparça oluyor. Boşanmalar arttı. Boşanmaların en büyük sebeplerinden birisi aile kutsallığını koruyamıyoruz. Bu icralar da buna en büyük sebeplerden birisi.

Cumhurbaşkanımız, Başbakanlığı döneminde bunu bildiği için, evlerdeki haczi önlemek adına bu konuyu düzeltmeye çalıştı. Evlerde tek olan eşyalar haczedilemez oldu.

Ama yeterli olmadı. Neden mi? Çünkü evlerde haczedilen eşyaların zaten maddi bir kıymeti yok. Avukatlar da evlere eşya kaldırmak için gitmiyor, evlere tahrik için gidiyor. Psikolojik baskı için ve aileyi konu komşuya rezil etmek için gidiyor. Bu da arkasından boşanmaları getiriyor.

Ve milyonlarca aile de bu problem var. Derhal ikamet adreslerine aile kavramı kazanması adına haczin tamamen yasaklanması gerekir. Adam borçlanmış, evdeki gariban kadının, annenin o el kadar bebeğin ne suçu var da o avukatların psikolojik baskılarına maruz kalıyorlar?

Sayın Bakan! Bu günümüzün en büyük aile ve boşanma problemidir. Bu konuyu çözerseniz milyonların duasını alırsınız.  

Kalkınma Bakanımız Sayın Lütfi Elvan’ın ismini yazmamın sebebi ise, Anadolu insanlarının problemlerine hiçbir zaman kulağını tıkamayan bir bakanımız olduğu içindir. Çözüm adamı olduğu içindir. Cumhurbaşkanımızın istediği gibi, “Hep halkın yanında” olduğunuzdandır. Sayın Bakanım! Bu sorun milyonları ilgilendiriyor ve çözüm bekliyor.

Gelelim AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Sorgun’un ismini yazmamın sebebine; Sayın Sorgun, AK Parti Seçim İşlerinden Sorumlu Başkan o yüzden. Ahmet Abi, sen de Avukatsın. Ama her daim halktan ve Hakk’tan yana hareket edeceğini biliyorum.

Sevgili Başkanım! İcra Müdürlükleri konusu en çok da senin başkanlığını ilgilendiriyor. Milyonlarca insan icralar yüzünden ya nüfus kaydını sildiriyor, ya da farklı ikamet gösteriyor. Bu da seçimlerde oy kullanmamasına sebep oluyor. Ve bu seçmenlerin birçoğu AK Partili seçmen Ahmet Abi. İkamete haczin önü kapandığı zaman bu farkı bariz göreceksiniz.

Netice:

Aileleri, o küçücük çocukları kurtarın artık. Bu psikolojik baskılardan, tahriklerden… Halk adamları olarak bu sizin boynunuzun borcudur.