ASKERİMİZ AFRİNDE ÇATIŞIRKEN…

Üçer beşer şehitlerimiz gelirken, törenlerdeki çığlık ve feryatları dakikalarca verdikten hemen sonra televizyon kanallarının çılgın eğlence programlarına devam etmelerinden rahatsızım.
Siyasilerimizin üslupta itidali bırakıp huşunette son raddeye gelmelerine üzülüyorum.
Tarihi okudukça aynı durumun hanedanlar, hanlar, halifeler ve kardeşler arasında tekerrür ettiğini anlıyor ve üzülüyorum.
Analar, kızlar, gelinler, dullar, yetimler şehitlerin ardından gözyaşı dökerken ve bütün camilerde, seher vakitlerinde fetih sureleri okunurken Silahlı kuvvetlerimize rota çizmeye kalkanlara üzülüyorum.
Teyzeler, öğrenciler, Anadolu halkı Mehmetçiğe çorap, bere, atkı ve kazak örerken politikacıların en mahrem yanlarımızı bile tartışmaya açmalarına üzülüyorum.
İktidarın şımarık tavır ve uygulamalarına, muhalefetinse hiçbir doğruyu görmemesine üzülüyorum. 
Büyüklerimizin birbirlerinin aleyhlerinde konuşurken yüz hatlarının gerilmesine, birbirlerinin yüzüne bakmayacak kadar ağır laflar etmelerine, öfkelerine hâkim olamayarak masa yumruklamalarına ve çıldırmalarına üzülüyorum.
Televizyon habercilerinin akşam haberlerinde liderleri sıraya dizip, bak o ne dedi, bak hemen cevabı nasıl yetiştirdi diye yarım saat ha öteki ha beriki diye yaptıkları tahriklere üzülüyorum.
Cumhurbaşkanımızı, başkomutanımızı herkese laf yetiştirmeye çalışmak zorunda bırakanlara kızıyorum.
Makam olarak Cumhurbaşkanlığına her ağzı laf edenin laf atmaması gerektiğini düşünüyor ve üzülüyorum. 
Cumhurbaşkanımızın ve başkomutanımızın her konuya yetişmeye çalışarak yorulmasını istemiyor, her dalda önce sözcülerin konuşmasını ve gerekli cevapları vermesi gerektiğini bilir, inanır ve aksi durumlara üzülüyorum.
Afrin harekâtı hakkında bağlı bulunduğumuz evrensel toplulukları daima bilgilendirme ve onlarla diyalog halinde olma durumu vardır, hamasi nutuklarla harekâtımızı zedeleyecek ve önüne taş koyacak aykırı ses ve hareketlerin çıkmasına neden olmadan işimizi yürütmeliyiz. 
Yabancı ülkede askerimize yol gösteren, yardımcı olan yerel güçlerin dillere dolanmasından rahatsızım, milli istihbaratımızın alenen tartışılmasına üzülüyorum.
Daha yirmi ay olmasına rağmen ülkenin seçim atmosferine sokulmasından huzursuz oluyor, politikacıların amansız ağız dalaşmalarından üzüntü duyuyorum.
Farklılıkların farkını fark edemeyenlere, herkesin kendi mihveri etrafında dönmesi gerektiği kanaati taşıyarak son derece tahammülsüz olanlara ve inandığı ve desteklediği parti ya da öndere yanlış yapmazmış gibi bağlananlara üzülüyorum.
Bir konu hakkında muhakeme yapmadan karar verenlere, bilgisi olmadan yargıda bulunanlara, bir haberin doğruluğuna kanaat getirmeden yayanlara üzülüyorum. 
İLKER BAŞBUĞA KATILIYORUM!
"Afrin'de Mehmetçik çatışıyor, askerimiz çatışıyor, şehit oluyor. Asker çatışırken, şehit olurken siyasidir falan gibi söylemlerin tartışılma zamanları değil" 

Bir dizi ziyaret için Adıyaman’a gelen emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Suriye’nin Afrin kentindeki terör örgütlerine yönelik 20 Ocak’ta başlattığı ‘Zeytin Dalı Harekatı’nı değerlendirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin harekâttan başarı ile çıkacağını ve bundan kimsenin şüphesi olmaması gerektiğini belirten İlker Başbuğ, “Tabi Afrin denildiğinde Afrin'de bir yerleşim yeri var. Nüfusunun 180 bin civarında insanın yaşadığı bir şehirden bahsediyoruz. Elbette bu harekât en ince detaylarına kadar planlanmıştır. Planlandığı şekilde icra edilecektir” dedi.
Afrin’in Yerleşim Yeri Olması Durumu Farklı Hale Getiriyor
Eski genel kurmay başkanımız İlker Başbuğ bu konuda ise:
“Bu harekâtta iki durum çok önemli. Bunlardan bir tanesi tabi her komutan bu harekâtlarda hep şunu düşünür; ‘Birinci olarak ben bu harekâtı en az zayiatla yapayım.’ Çünkü o Mehmetçikler, subay, astsubayı, o komutanlara emanet edilmiş, onlara canları emanet edilmiş. Dolayısıyla birinci amaç yani hedef gözlemlediğiniz husus, bu zor bir harekattır. Ama bu harekâtı dediğim gibi en az can kaybı ile en az yaralı vererek yapmamız lazım. Bu biraz yavaşlatır harekâtı otomatik olarak. Bu önemli bir husus. İkincisi de tabi bir yerleşim yeri, şehrin içindeki harekat şuanda o safha da değiliz. İleriki günler de nasıl olacak göreceğiz. Onları bekleyeceğiz. İkinci önemli olan husus da bu harekatlarda orada yaşayan masum insanlar. Diğer YPG başta olmak üzere terörist, yani onları ayırt etmek, onlar da isterler ki halka zarar verilsin. Tabi bu halka zarar vermekten kaçınmamız lazım. Bu tip harekatta halka zarar vermekten kaçınmak derken, şehit de verirsiniz, bu böyle zor bir harekattır” diye konuştu. 
Bir harekât varsa o konuda asla siviller yardımdan başka bir şeylerle moral bozucu olmamalıdır.
Harekâta katılan askerin de bir insan olarak gözü kulağı arkasındadır, onları üzecek, kıracak ve maneviyatlarını zedeleyecek tavır ve hareketlerden kaçınmak hem fertler hem de topluluklar için olmazsa olmaz bir durumdur.
Unutulmamalıdır ki Afrin harekâtının amacı ülkemizin Suriye sınırlarında terör estirmekte olan ve olası tehlikeleri bertaraf etmektir.
Suriye’nin yüzde on beşlik kısmını oluşturan halklar Kürtler ve Türkmenlerdir. Müslümanlar olarak bizler için kimsenin ırki aidiyetinin bir önemi yoktur. Herkes Allah katında elde ettiği değerine göre değer kazanır.
Türkiye’de bulunan dört milyon Suriyeliden hiç birisine etnik aidiyeti sorulmadan ülke içine alınmış ve bütün illere dağıtılmıştır. 
Türk halkı bir Müslüman topluluk olarak kendisini Ensar kabul ederek olaya yaklaşmaktadır. Afrin halkı da Türk askerlerini inşallah bir misafir gibi karşılayacak ve bağrına basacaktır. 
Türk halkının ve Türkiye Cumhuriyetinin amacı bütün etnik kökenlerle bir arada barış içinde huzurla yaşamaktır. Ne içerden ne de dışardan bu huzuru ve barışı tehdit eden unsurlara imkân verme şansı yoktur. 
MEHMETÇİK
Bir haber erişse sınırımızdan
Hemen uçar gider ora Mehmetçik.
Biz de havalanır gururumuzdan
Güvenliğimize gora* Mehmetçik.

Söz konusu vatan olunca hele
Döner sanki hırçın akan bir sele
İnanmaz yıldıza, güneşe fala
Atmaz asla yazı tura Mehmetçik.

Tehlike olunca dışta ve içte
Haklar haklınındır değildir güçte
Sabahın erinde beşte ve üçte
Bunun hesabını sora Mehmetçik.
Aman vermez düşmanların kastına
Saygı sevgi üstüne ve astına
Çullanır hep namertlerin üstüne
Adeta fırtına bora Mehmetçik. 
*Anahtar

 

ASKERİMİZ AFRİNDE ÇATIŞIRKEN… - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Gödene