KANLI BURUN ADI NEREDEN GELİYOR?

KANLI BURUN ADI NEREDEN GELİYOR?

 Burun, kayanın uçuruma yakın en uç kısmı demektir. Kanlı burun ise kayanın uçuruma yakın en uç kısmının kanlı olması manasına gelir.

Kanlı burun adının nereden geldiği konusunda iki olay anlatılmaktadır. Bunlardan birisi Ölünün Koyak Efsanesidir.

Ermenek’ten başlayarak Güneyyurt kasabasının üzerini 3 km yukarıdan kuşatan oradan Başyayla’nın Hisarına kadar süren dağlara Kuşak dağları denir.

Burada ünlü çift Söğütlü Kuşakpınar vardır. Bu söğütlerden birisi eşini kaybetmiş ve 2010’dan sonra yalnız yaşamaya başlamıştır.

Kuşakpınar ile Ermenek arasındaki ufuklarda görülen kaya zincirinin en yüksek olduğu yere Kanlı burun denir. Kanlı burunun 150 - 200 metrelik sarp dik kayalarının altında Ermenek yoluna kadar arada Bingeşik, Yapraklı çukur, Ölünün koyak, Eğşi Kulak Yakası ve Eşekçi gibi kaya parçalarından zor geçilen ancak pelit ve makilerle dolu yerler vardır.

Eskiden, sanayi devriminden önce buralarda tarım ve malcılıktan başka bir şey yapılmazdı. Gargaralılar da çevre köyler de geçimlerini bu iki uğraş ile sağlarlardı. Bu bakımdan bir köyde çok sayıda sürü küçükbaş olurdu.

Sürüler yazın yaylalardaki ağıllarda, kışın ise köye yakın yerlerdeki ağıllarda geceleyerek yayılıma çıkarlardı.

Küçükbaş hayvan sürülerinin bolluğu nedeniyle bu alandaki alış verişler de epey canlı geçerdi. Kuşakpınarda her inin ve eğmenin önünde bir oba otururdu. Bu obalar sürü sahipleriydi. Kuşakpınarda yer bulamayanlar da daha yukarılarda, Üssüzlerde obalarını tarlalarının başına yakın inlere ve eğmelere kurarlardı. Ancak üssüzde su olmamakla Obalar subaşlarını tercih etmek durumundaydılar. Mesela Tolbunar, Yarıkbunar ve üçbunar obalarla dolardı. Üçbunar Üssüzün kuzeyinin Balkusana doğru en uç tarafında çalın başlama noktalarında üç tekneli ama çok az suyu olan bir yerdir. Buraya yüz yıllardır Mut aşağı Kösereli Yörükleri obalarını yaz aylarında kurarlar.

Bu dağlar cumhuriyetten önce ve büyük 2. dünya savaşı sırasında her zaman eşkıyanın eksik olmadığı yerler olmuştur. Saklanacak yeri çok olduğundan kanun kaçakları uzun süre barınabiliyorlarmış bu sarp kaya eteklerindeki inlerde. Bu barınaklar arasında en gözde olan mekânlardan bazıları: Suluceser, Gödekurum, Çolağın ini ve benzeri yerlerdi.

Bir gün yabancı bir kasap Ermenek’te bol miktarda davar alacağını söyler ve nereye gitmesi gerektiğini sorar onu Gargaraya yollarlar ama o katırıyla dolaşmaktadır ona sürülerin bol olduğu Kuşakpınara gitmesini söylerler.

Kasap katırına atlar ve Ermenek’in üzerine inen Orta yol üzerinden Kuşakpınarın yolunu tutar. Ermenek yaylasından Kuşakpınara ulaşmaya çalışırken Kanlıburun denen zirveye gelir. Katırını az gerideki çayıra sikkeledikten sonra tam buruna yaklaşarak tam dikine bin metre aşağıdaki Göksu boylarına dizili köyleri seyre dalar.

Bu sırada burada bir gurup eşkıya vardır bunlar geceleri Suluceser’de yatar kalkarlar ve saklanırlar gündüzleri de eşkıyalık yaparlarmış. Hem asker kaçağı hem de kanun kaçağı olan eşkıyalar bol ve çok lezzetli suyu olan Suluceser’i  mesken tutmuşlardır.

Eşkıya ile kasap kanlı burunda karşılaşırlar kasapla sohbet sırasında kasapta davar almak için bol para olduğunu anlarlar. Onu orada zorla soyarlar ve nesi varsa alırlar. Ancak paralarını almakla bırakmazlar onu oradan atarak öldürürler aksi halde yerleri deşifre olacaktır. Kasap koca kayadan atılır ve şimdi Ölünün koyak denen yerin yakınlarına düşer ve param parça olur. Ölünün koyak denen yere halk bir sembolik mezar yaparlar ve adı öyle kalır.

Kanlıburun Adının Kalmasına Yakın Tarihten İkinci Sebep

Bir de daha yakın tarihlerde şahitlerinden halen (2016) yaşayanların bile bulunduğu bir olay olmuştur.

1947 yılında Güneyyurt / Gargaranın cami mahallesinden Bağçalı gocanın oğlu Mehmet Çalık merhum Kanlı burunda davarlarını otlatırken buruna yakın bir yerde azığını açarak yemek yemeye başlar. Bu arada gözüne Gelemgen (tezgâh mekiği) gibi metal bir şey ilişir, ne olduğunu kuşağıyla incelediği sırada büyük bir gürültüyle patlar. Mehmet’in kolu parçalanır, gözlerinden birisi çıkar ve vücudu büyük hasar görür.  Yakın bir yerde sürüsünü otlatan başka bir çoban Kara Solak İbrahim’i patlamayı duysa da korkusundan haber veremez. Geç de olsa ağır yaralı olarak Gargaraya getirilen Mehmet sabaha karşı evlerinde vefat eder. Henüz askerlik yapmamış ve evlenmemiş bir genç olarak vefat eden Mehmet’e Allah’tan rahmet dileriz. (Kaynak: Mevlit Çalık)

Bu patlayıcının orada ne aradığı konusu tam bir muammadır. Aklımıza tek gelen şey bir uçaktan düşmüş olabileceğidir. Buralarda bir savaş yakın tarihte görülmemiştir. Hele Kanlıburun’un başında ve civarında hiç duyulmamıştır.

(Daha fazlası için: “Dünden Bugüne Taşeli’nin İncisi Güneyyurt / Gargara” İrtibat: [email protected] 05357386854

KANLI BURUN ADI NEREDEN GELİYOR? - Rasyonel Haber Gazetesi

Lütfen Bekleyin Haber Yükleniyor... Kapat
Gödene