Savaş ekranlarda

Bilinçaltı mesajlarının ekranlarda çok fazla verildiğini belirten Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Yağmur Küçükbezirci, en çok çocukların bilinçaltı mesajlarından etkilendiğini ve ülkeler arası savaşın artık ekranlarda olduğunun altını çizdi.  “Toplum gittikçe köleleşiyor. Sosyal etkiler nedeniyle toplum olarak doğru alanda duramıyoruz ve dışarıdan aldıklarımızın kölesi oluyoruz” diyen Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Yağmur Küçükbezirci,“Artık bazı güçler ülkeleri işgal etmek, milletleri köleleştirmek için tankla, tüfekle, topla savaşmıyor. Çağımızın savaşları ekranlarla oluyor, ekran dediğimiz nesne sadece televizyon, sinema değil, bilgisayarlar, tabletler ayrıca akıllı dedikleri cep telefonları” şeklinde konuştu.

ÇOCUKLAR HEDEFTE 

Ekranlar ile olumsuzlukların gençlerin beyinlerine servis edildiğini söyleyen Küçükbezirci, geleceğin yok edildiğinin altını çizdi. Küçükbezirci,  “Hep çocuklarımız, gençlerimiz dememin sebebi onların algılarını yönlendirmek daha kolay, “ağaç yaşken eğilir” misali o yüzden yapılan, gönderilen olumsuz bilinçaltı mesajları genellikle çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alıyor. Genç beyinler birileri tarafından kirletiliyor, bu toplumun hassas ayarları ile oynanıyor. Eskiden radyoların ince ayarları olurdu, bir bozuldu mu doğru düzgün çekmez hışırtı yapardı. Toplumun ince ayarları ile oynanıyor, sonra hayıflanıyoruz ne oldu da böyle oldu diye? Konumuzun gereği ben bu olumsuzlukları bilinçaltı mesajlara bağlıyorum” dedi.

FAZLA OLUMSUZ ÖRNEK VAR

Çocukların ekranlarda obje olarak kullanılmasının doğru olmadığını söyleyen Küçükbezirci, giderek elimizde olan ve köklü geçmişin kaybedildiğinin altını çizdi. Küçükbezirci, televizyonların tüketime yönelik yayınlar yaptığını da belirtti. Küçükbezirci, “Bazı konularda farkında olmadan ailelere baskı yapılıyor. Çocuklarınıza şu markadan bu ürünü alın der gibi.  Peki, o markayı kullanmayanlar kötü ebeveyn midir? Evet, bilinçaltlarına bu işleniyor. Maddi olarak o markayı alamayan ebeveynlerin çocukları karşısındaki durumu ya da o çocukların o yaşta ki psikolojik durumları, sizce de düşünülmesi gereken bir durum değil midir? Kadının yüzde yüz cinselliğinin ön plana çıkartılarak güya tanıtılmaya çalışılan dondurma reklâmları bile bu konu için yeterlidir, sanırım. Örnekleri artırmak mümkün, oldukça fazla olumsuz örnek var” şeklinde konuştu.

YAPILMASI GEREKENLER

Ekranlarda verilen olumsuz bilinçaltı mesajlarına karşın milli görev olarak yapılması gerekenleri açıklayan Küçükbezirci,“Çocuklarımızın EKRANLARI denetimli olarak kullanmasını sağlamalıyız. Kendi kültürümüze, geleneğimize, örfümüze uygun kendi çizgi filmlerimizi, filmlerimizi yapmalıyız. Bizim kültürümüze uygun olmayan dizi, film, reklâm vb. programları izlememeliyiz, protesto etmeliyiz, uygun olmayan reklâmlarla bize sunulan ürünleri satın almamalıyız. Radyo Televizyon Üst Kurulu İletişim Merkezini arayarak yayınlanan programın yayından kaldırılmasını istemeliyiz” ifadelerini kullandı. Haber: Sena Tuncer

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar