Hedef 2023’te 2 milyon sağlık turisti

Sağlık turizmi açısından Türkiye’nin çok önemli alternatifleri olduğuna değinen Selçuk Üniversitesi Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Necmi Uyanık, sağlık turizminin, turizmin ana gövdesini oluşturduğunu aktardı. Sağlık turizminin medikal, termal turizmlerden oluştuğunun altını çizen Uyanık, “Sağlık turizmi, medikal, termal ve yaşlı bakımını içeren ziyaretlerden oluşan bir turizm çeşidini oluşturmaktadır. Dünya’da sağlık turizminin gelişmesini sağlayan faktörler arasında, uzun süren hasta bekleme listelerinin varlığı, kaliteli hizmetin daha hızlı ve ucuza alınmak istenmesi, yüksek sağlık teknolojilerinden faydalanmak, hastalığı sürekli hâle gelen kişilerin, yaşlı ve engellilerin daha başka ortamlarda bulunma ve sosyalleşme istekleri gösterilebilir. Sağlık ve turizm sektörü alanındaki gelişmeler gün geçtikçe birbirini daha çok ilgilendirmektedir. Sağlık turizmi yaş gruplarına göre farklılıklar gösteriyor. Yaşlı grup için, gezi turları, meşguliyet terapileri, bakım evlerinde rehabilitasyon imkanları; engelliler için ise özel bakım ve gezi programları düşünülebilir” şeklinde konuştu.

SAĞLIK ÜRÜNLERİN 3 MİLYAR EURO HARCANDI

Sağlık turizmini, turizm ve sağlık ile birlikte coğrafya, iklim ve kültür faktörünün de etki ettiğini aktaran Uyanık, son yıllarda gelişmiş ülkelerden gelişmekte olan ülkelere sağlık turizmi seyahatlerinde ciddi artışların yaşandığı belirtti. Uyanık, “Yapılan araştırmalara göre, 60 yaş üzeri nüfusun 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 22 oranına ulaşması bekleniyor. Sağlık turizminin ana unsurları, kongre turizmi veya geleneksel spa unsurları olarak ön plana çıkıyor. Bu açıdan sağlık turizmine, gelişmekte olan ülkeler büyük önem vermektedir. Dünya sağlık turizmi ekonomik olarak ülkelere ciddi katkılar sağlamaktadır. Asya sağlık turizminde, diğer ülkelere göre iki kat daha fazla harcama yapıyor. Küba, Singapur, Brezilya, Tayland, Tayvan, Kosta Rika, Güney Kore, Malezya, Hindistan ve Malta gibi ülkelerin sağlık turizmi alanında önemli seviyeye geldi. Ülkeler, yabancı sağlık turisti çekmek için JCI gibi uluslararası akreditasyonlara başvurmakta, yatırım ve hazırlıklarla sağlık hizmetleri standartlarında seviye yükseltmeye dönük çalışmalar yapmaktadırlar. 2012 yılı verilerine göre, dünyada sağlık hizmetleri ürünlerine yapılan harcama 3 milyar Euro’dan fazladır. Sağlık turizmine sunulan hizmetler açısından bakıldığında Amerika’da böbrek nakli 100 bin, karaciğer nakli 250 bin dolar seviyesinde iken, gelişmekte olan ülkelerde böbrek 70 bin, karaciğer 160 bin dolar civarındadır.” diye konuştu.

TÜRKİYE DÜNYADA SAĞLIK ÜLKESİ OLABİLECEK POTANSİYELE SAHİP

Uyanık, sağlık turizminin ekonomiye katkısının ülkeler arası var olan rekabette, işgücü maliyetleri, teknoloji kullanımı, ülkelerin taşıma kapasitelerine göre değiştirildiğine vurgu yapan Uyanık, “Türkiye, dünyada sağlık ülkesi olabilecek bir potansiyele sahiptir. Termal, spa, deniz, çamur vs. alanlarla birlikte doğal temiz yayla turizmi ile birlikte gerek dünyanın yaşlanan grubuna ve gerekse sağlığını düşünen genç kuşağa önemli bir zemin oluşturacak zenginliğe sahiptir. Son on yılda hava alanı, kara yolları ve hızlı trendeki atılımlar Türkiye’yi sağlık turizmi açısından güçlü bir ülke pozisyonuna taşıyacaktır. Türkiye’de sağlık turizmi alanında 2023 yılında 2 milyon sağlık turisti ile 20 milyar dolar seviyesinde gelir elde edilmesi hedefleniyor. Bu hedeflerle birlikte sağlık turizmi pazarındaki fırsatlar iyi analiz edilmelidir.  Türkiye sağlık turizmi alanında önemli bir potansiyele sahiptir. Konya, hinterlandı ile birlikte Anadolu’nun tam ortasında sağlık turizmi açısından merkez bölge olmaya aday bir şehirdir. Yeni kurulan Konya Sağlık Turizmi Derneği, Türkiye Sağlık Turizmi Dernekleri Federasyonu bünyesinde yeni kurulan diğer illerdeki sağlık dernekleri, üniversiteler, sağlık kurum ve kuruluşları ile birlikte koordineli olarak hareket edecek olursa Türkiye, dünya sağlık turizmi pazarında hiç şüphesiz önemli bir yere sahip olacaktır. Selçuk Üniversitesi ve Turizm Fakültesi, değişen dünya şartlarına uygun olarak, multidisipliner bir bakışla, başta sağlık ve kültür turizmi alanında olmak üzere Konya’mız ve gerek ülkemizin bütün potansiyel bölgeleriyle işbirliği içindedir. Türkiye, gerek insan unsuru olarak gerekse coğrafya olarak bölgesindeki bütün sorunları aşabilecek tarihi kültürel mirasa ve birikime sahip bir ülkedir” açıklamalarında bulundu.  Haber: Ramazan Düşünceli

 

 

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar