GENÇLER TEHDİT ALTINDA

Gençlerin teknolojik aletler tarafından tehdit altında olduğunu ve kültüründen uzaklaştığını dile getiren Selçuk Üniversitesi Etkileşim ve Uzlaşım Topluluğu Akademik Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, toplumun her yerinde bilinçaltı mesajlarının olduğunu kaydetti. Selçuk Üniversitesi Etkileşim ve Uzlaşım Topluluğu Akademik Danışmanı Yrd. Doç. Dr. Yağmur Küçükbezirci, bilinçaltı mesajlarıyla ilgili mücadele ettiğini belirterek, toplumu ve gençleri uyanık olmaya çağırdı. Bilinçaltına hükmeden yazıların tişört yazılarıyla başladığını kaydeden Küçükbezirci, “Tişört yazılarıyla ilgili çalışmalar yaparken, insanlarda farkındalık oluşturmak için, tişörtün üzerinde ne yazılması gerektiğini bilmesi için çalışmalar yaptık. Bilgisayar oyunları bilinçaltına hükmeden özellikle de çocukların bilinçaltına hükmetmek isteyen gizli güçlerin silahı haline geldi. Örneğin, oyunların birisinde İslamofobi şeklinde çocuklara mesaj veriliyor. Çocuklar oyunda camiyi vurduklarında artı puan, kiliseyi vurduklarında eksi puan alıyorlar. Bilgisayar oyunlarından zihinlere müthiş bir yönlendirme yapılarak, bilinçaltına İslam düşmanlığı lanse ettiriliyor. Bilinçaltı mesajları, çizgi filmlerde, dizilerde, yaşanılan her yerde bilinçaltına gönderilecek resimler ve semboller yerleştiriliyor. Resimler ve semboller kimlere hizmet ediyor? Bu konu çok önem arz ediyor” şeklinde konuştu.

EVLERİN İÇİNDE DE BİR TÖRÖR VAR

Türkiye’nin kanayan yarası olan terörün görünen yüzünün arkasında, evlerin içerisinde de bir terörün bulunduğunun altını çizen Küçükbezirci, televizyonun amacının eskiden aileyi birleştirici bir işlevi olduğunu aktardı.  Artık evin içerisinde televizyon, bilgisayar, tablet, akıllı telefonların aile bireylerini birbirinden uzaklaştırdığına dikkat çeken Küçükbezirci, “Evin içerisinde herkes elinde bir cep telefonuyla oynuyor. Telefonlar ne yiyip içeceğimize, ne düşüneceğimize bile karar veriyor. Sosyal medya, televizyon ekranı ve bilgisayar ekranı ortaya bir konu attığında insanlar 3- 5 gün onu tartışıyor, onu düşünüyorlar. Ekran bazen mesajları direkt değil, bilinçaltına, gizli olarak veriyor. Artık tramvayda, caddede, sokakta istemediğimiz görüntülere manzaralara şahit oluyoruz. Toplum içerisinde toplumun kuralları vardır. Herkesin yaşam tarzına saygılıyız. Ancak her şeyin bir yolu vardır. En basit şekliyle 25. Kare tekniğiyle yapılan bir bilinçaltı işlemidir. Filmler, çizgi filmlerin bir karesi 24 kareden oluşuyor. 25. Kare izleyenin bilinçaltından kendiliğinden yerleşiyor. Metotlardan biri ise, markete gittiğinizde kokular sizi alacağınız ürüne yönlendiriyor. Bilinçaltını etkileyen, yönlendiren birçok teknik bulunuyor. Bilinçaltı mesajları herkese aynı derecede etki etmiyor. Kişinin geçmişi, dünyaya bakış açısı bilinçaltı mesajlarında etkilenme konusunda önemli rol oynuyor. Ekranlarda dizilerde romantik anlar, aşk sahneleri, programlarda sergilenen davranışların sürekli izlenmesiyle, normalleştirilmeye çalışılıyor” açıklamalarında bulundu.

MANKURTLAŞMAYA KARŞI 42 BİN DİLEKÇE KAMPANYASI

Küçükbezirci, Etkileşim ve Uzlaşım Topluluğunca kültür yozlaşmasına, insanların olaylar karşısında hissizleşmesine neden olduğu düşünülen televizyon programlarının ekrandan kaldırılması için yaklaşık bir sene önce “Mankurtlaşmaya Karşı Konya’dan 42 Bin Dilekçe” kampanyası başlattıklarını aktardı. Küçükbezirci, mankurtlaşmanın ulusal kimlikten uzaklaşma, içinde bulunduğu topluma yabancılaşma anlamına geldiğini kaydetti. Küçükbezirci, “Etkileşim ve Uzlaşım Topluluğu ile farklı görüşteki insanları bir araya getirdik. Farklı görüşteki insanlar bir araya gelerek, bir şeyler üretebiliyor. Topluluk adına verilen konferans veya seminerlerde toplanırken, her üye yanında bir kitap veya oyuncak getiriyor. Toplanan oyuncak ve kitapları minik yavrulara gönderiyoruz. Üniversite sınavından çıkan öğrencilerden kalemleri toplayarak, ‘Kalemler Çöp Olmasın’ organizasyonuyla kalemleri topladık. Tarihi ve doğa gezileri yazarak, Türkiye’nin güzelliklerinin fark edilmesini istiyoruz. Çok önem verdiğimiz bir proje de  “Mankurtlaşmaya Karşı Konya’dan 42 Bin Dilekçe” kampanyasıyla dilekçeleri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a götürmek üzere toplayarak, dilekçeleri gönderdik.  Dilekçeleri Kayalı Park, alışveriş merkezlerinde, Selçuk Üniversitesi gibi farkı dünya görüşlerinden, farklı insanlara gittik. Bütün siyasi partileri, sivil toplum kuruluşları ziyaret ettik. Stada giderek, maçlarda taraftarlarla buluşarak, onlardan büyük destek alarak imza topladık. Etkinliğin ilk meyvesini evlilik programlarının kaldırılmasıyla birlikte gördük. Evlilik programları tamamen biterek, formatı değiştirildi. Samimi olarak mücadele edildiği zaman bir şeylerin değişebildiğini gördük. Farklı dünya görüşlerinden 42 kişi, Sivil Toplum Kuruluşlarından, basın mensuplarından oluşacak bir heyetle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaret etmek istiyoruz. Ziyarette rahatsız olduğumuz konuları kendisine anlatarak, proaktif önlemlerin alınmasını istiyoruz. Yani yangın çıkmadan önlemin alınmasını kendisine ileteceğiz” diye konuştu.

OYUN İNTİHARA SÜRÜKLEDİ

 Dilekçe kampanyasına 7’den 70’şe herkesin yoğun ilgi gösterdiğini dile getiren Küçükbezirci, kampanyayı ve bilinçaltı mesajlarını bir kitapta topladığını belirtti. “Günümüzün Gizli Silahı: Bilinçaltı Mesajlar” adlı kitapta tüm konuları irdelediğine vurgu yapan Küçükbezirci, imza kampanyası sırasında birçok söze tanıklık ettiklerini söyledi. Küçükbezirci, “Öğrenci arkadaşların imza kampanyası sırasında 60 yaşlarında bir teyzenin gözleri dolarak, ‘Bu vatan kolay kazanılmadı. Milletimiz zamanında ne mücadeleler verdi. Kampanyanız beni çok gururlandırdı. Türkiye’de vatan, millet bilincinde olan gençleri gördükçe gelecek adına umutlanıyorum’ şeklindeki sözleri arkadaşları motive etti.  Bunun gibi birçok örneği isteyenler kitapta bulabilirler. ‘Mavi Balina’ adlı oyun yüzünden Almanya’da 14 yaşındaki Furkan Şen, intihar etti. Çünkü oyunda seviye katlandıkça, oyun oynayan kişiye talimatlar veriliyor. Çocuklar da bunu yerine getiriyor. Farklı olarak, birçok kişi giydiği tişörtte olan simge ya da yazının ne anlama geldiğini bilmiyor. Burada en başta hükümetimize, ailede ebeveynlere önemli görevler düşüyor. Çocuklarımızı evdeki terörden koruyalım” dedi.  Haber: Ramazan Düşünceli

Yorum Yok

Bir yorum yaz
Henüz yorum yok

Yorum yazan ilk kişi olabilirsiniz.

Yorum Yaz

tüm yorumlar