Devletimize Güveniyor, Covid-19 Aşısını Tavsiye Ediyoruz

Yaklaşık bir yıl önce hayatımıza giren bir virüsle bütün alışkanlıklarımız değişti. İnsanlık ciddi bir virüs salgınının pençesinde büyük bir varoluş mücadelesi yürütüyor.

Devletimize Güveniyor, Covid-19 Aşısını Tavsiye Ediyoruz
banner56


 Sağlık çalışanlarının bir kısmı hastanelerde tedavi ile uğraşırken bir kısmı ise en başından itibaren laboratuvarlarda bu düşmanı tanımak ve onu yenmek için büyük bir çaba içine girdi. Bütün insanlık sağlık çalışanlarının bu aşı bulma mücadelesine ümit bağlamış durumdadır. Aşı konusunda toplumumuzu aydınlatmak, özellikle sosyal medya üzerinden yürütülen bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak amacıyla Konya Tabip Odası olarak bu basın açıklamasını yapmak ihtiyacını duyduk.

Viral enfeksiyonlar ajanların sebep olduğu pandemilerde, mücadelenin en etkili ve ucuz seçeneği aşıdır. Bakterilerden farklı yapıya sahip virüslerle mücadelede insanlık, aşılar sayesinde çok büyük başarılar elde etmiş ve birçok virüsü etkisiz hale getirebilmiştir. Hastalıkların eradikasyonu, uluslararası halk sağlığının en büyük başarısı olarak kabul edilmiştir. Bu büyük başarıda, dünyada dayanışma, işbirliği çok önemli rol oynamıştır.

Şimdi karşılaştığımız yeni Koronavirüs Hastalığı (COVID-19) Pandemisi de bu savaşın bir parçasıdır. Aşı çalışmalarının başladığı ilk yıllarda virüsler hakkındaki bilgimiz çok azdı, bugün virüs yapıları hakkında çok daha fazla bilgiye sahibiz. Yeni teknolojik gelişmeler, tüm ülkelerdeki araştırmacılar arasında olağanüstü işbirliği sayesinde normalde 5-10 yıl süren aşı geliştirme çalışmaları Covid-19 aşısı için 1 yıl gibi kısa bir sürede tamamlanmış oldu. Nihayetinde insanlığı böylesine etkileyen, herkesi evine hapseden ve 1,5 milyon insanın ölümüne neden olan bu virüsle mücadelede aşı konusunda başarılı sonuçlar elde edilmiş gibi duruyor. Ülkemizde de aşı çalışan gruplardan sevindirici haberler gelmeye devam ediyor, bunların sonuçlarını da ümitle bekliyoruz. Dünyada şu anda tanımlanmış 212 aşı çalışma grubu var, bunlardan 11 tanesi faz 3 aşamasındadır ki bu çok ciddi bir sayıdır.

Türkiye'nin ithal etmeyi planladığı "Sinovac" aşısı 2 Aralık tarihinden itibaren ülkemizde 2310 gönüllüye uygulandı. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova'nın çalışmanın ön sonuçlarıyla ilgili basına yaptığı açıklamalardan yan etki açısından bir sıkıntı olmadığı anlaşılmaktadır. Çin’de bu aşı acil kullanım onayı aldığı için şu ana kadar 300 bin kişiye uygulanmış durumdadır.

Şu anda bütün dünya kısa süre içinde aşı geliştirme ve aşıyı temin etme noktasında kıyasıya bir yarış içinde görünüyor. ABD bu aşı çalışmalarının pek çoğuna muazzam miktarlarda katkıda bulunmuş olmasına rağmen aşıya erişimde güçlük çekmektedir. Diğer ülkeler de ön görüşmeleri bu kaygıyla yapıyorlar. Erken talep oluşturamazsanız aşı sıranız mart-nisan ayları sonrasına kalabilir. Önümüzde çok daha kötü geçmesini beklediğimiz ocak-şubat ayları için gerekli önlemler alınmazsa çok daha karamsar bir tabloyla karşı karşıya kalabiliriz.

Sağlık Bakanlığının bildirdiğine göre aşının ilk kısmı Türkiye’ye 11 Aralık tarihinde gelecek ve bu aşılar öncelikle uluslararası akredite Halk Sağlığı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) Laboratuvarları tarafından titizlikle incelenecek, aşının güvenlik testlerinin olumlu çıkması ve devam eden Faz 3 çalışmalarının erken sonuçlarının açıklanmasını takiben, TİTCK tarafından değerlendirilecek ve ülkemiz standartlarına uygun bulunduğu takdirde erken kullanımına izin verilecektir.

2009 yılı domuz gribi aşısında ve daha sonraki dönemlerde de diğer aşılar konusunda komplo teorileri ve spekülatif haberler hep paylaşılmıştı. Bugün de Covid-19 aşısıyla insanlara "elektronik çip ya da zehir enjekte edileceği, aşının insanları kısırlaştıracağı ya da genetik yapılarını bozacağı" gibi asılsız söylentiler sosyal medya üzerinden ve bazı basın organları aracılığıyla hızla yayılıyor. Aşıya karşı güvensizlik ve bir karşıtlık ortaya çıkarılmak isteniyor. Hastalıktan korunma noktasında aldığımız tıp eğitimi bizlere maske ve aşıdan başka çıkar yol olmadığını göstermektedir. Bu noktada vatandaşlarımızın Sağlık Bakanlığının açıkladığı bildirilere itibar etmelerini, devletine güvenmelerini tavsiye ediyoruz. Bizler de Konya Tabip Odası olarak bu konunun takipçisi olmaya ve halkımızı bilimin ışığında aydınlatmaya devam edeceğiz.

Rahime

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner37

banner23