“Konya’ya borcunu ödeyen insandı”

Salı Kültür Sohbetleri’nde, Gazeteci-Yazar Mehmet İhsan Kayseri’yi anlatan Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, “İhsan abi Konya’nın en vefâlı insanıydı. Konya’ya borcunu ödeyerek gitti” dedi.

“Konya’ya borcunu ödeyen insandı”

Konya Aydınlar Ocağı Genel Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Salı Kültür Sohbetleri’nde, Gazeteci-Yazar Mehmet İhsan Kayseri’yi anlattı. 

Memleket Tv’den çevrimiçi ve canlı olarak yayınlanan sohbette Dr. Mustafa Güçlü, İhsan Kayseri’nin hayatını geçmişinden ve ailesinden başlayarak doğumu, çocukluk yılları, spor ve tahsil hayatından gazetecilik aşkına ve ölümüne varıncaya kadar ayrıntılı bir şekilde dile getirdi. Dr. Güçlü, gazeteci İhsan Kayseri’yle ilgili şunları ifade etti. 

“GAZETECİLİK İHSAN ABİNİN AŞKIYDI 

İhsan abiyi tanıtanlar, sağ omuzunda bir çanta, sol omuzunda kayıt makinesi ve boynunda; biri dia ve diğeri siyah-beyaz iki fotoğraf makinesi. Kızının ismi Onur, oğlunun ismi Yusuf. Kızını tanıtırken kinaye yaparak “bu benim Onur’um!” diye tanıtıyor. Sonra, eşi ve çocukları için  “üçünüz benim aşkımsınız” diyerek gönüllerini alıyor. Kızı da büyüyünce “Babam da benim onurum!” diyerek babasına iltifat etmeye başlıyor. İhsan abi takım elbise giyen, traşlı olan hâzâ bir beyefendi olarak biliyorlar. Mesleğine çok düşkün olduğunu herkes söylüyor. Lenin’in bir tabiri var; 24 saatinin tamamını düşünmeyen davâ adamı olamaz, diye. İhsan ağabey 24 saat değil, 25 saatini gazeteci olarak düşünerek geçiren tam bir gazeteci.. Çünkü her yerden bir haber yakalar, nereden malzeme çıkartırım, hangi lâfı takla attırırsak haber değeri olur diye bunları düşünen birisi. Pikniğe gitse bile haber koklayan, haber avlamaya çalışan bir insan olarak ortaya çıkıyor. Ama dürüst, ilkeli ve yan yollara tevessül etmeyen bir insan. 90’lı yıllardan itibaren aktif gazeteciliği bırakıp yazarlığa başlıyor ve yavaş yavaş da “Mustafa Kemal ve Konya” ile başlayan kitaplar yazmaya başlıyor. Kitaplar ve biyografik yazılar derken sivil topluma daha fazla vakit ayırmaya başlıyor. Bizim de onunla yollarımızın daha fazla kesiştiği yıllar bu dönemler oluyor. Konya ve Konya kültürüyle ilgili sohbetleri hiç kaçırmazdı. Ben de 1996’da SOGEV ve 2002’de Aydınlar Ocağı başkanı olarak İhsan abinin yaptığı benzer davranışlarının bir benzerini ben de yapmaya başladım. İhsan abi 2000’lerden itibaren mezar ziyaretleri yaparak vefat eden önemli kişileri (defekte olmayan) mezarları başında anmaya da başlamıştı. Böylece İhsan abiye “İhtifâlci İhsan” ve “Vefâlı İhsan” denmeye başlandı.   

“İHSAN ABİYE MEDYUNU ŞÜKRANIM” 

Ben Konya’yla ilgili birisini anmak istediğim zaman o beni arardı. Anacağım şahısla ilgili, “onu anma. İleride başını ağrıtır, şöyle bir defekti var” derdi ve ben vazgeçerdim. Dört-beş tane adamı bana andırtmadı. Hepsini tanırsınız. Meselâ bir tanesi küçük kızların yaşını büyütüp geneleve satan çeteye, kızların yaşını büyütmesinde yardım etmiş.. Birisi kimliğini kullanarak çok kişiyi dolandırmış, paralarını vermemiş.. İhsan abi beni bu konularda da çok uyarırdı. Onun için kendisine medyunu şükranım.  

“KONYA’YA BORCUNU ÖDEYENLERDENDİ” 

Ailecek şeker hastasıydılar. Ablalarını erken yaşta kaybetmişti. Kendisinin de şeker hastalığı hızlı seyrediyordu. Çünkü bu şikemperverliği kendisine uygun değildi. İhsan abiyi yemek yerken görenler; “ya şimdi ölecek ya da biraz sonra” diye beklerlermiş. Oda “öleceğimi bekliyorlar. Ama ölmem” diye takılıyormuş. Perhizine de dikkat etmediğinden şekerin tahribatı arttı. Yürüyüşü bozuldu, gözlerinin görme yetisi azaldı ve sonra sosyal aktivitesi kısıtlandı. Seyit abiyle İhsan abi, sohbetlerde mutlaka müdahil olurlardı. Bilgelik öksürük gibidir, gizlenemez derler ya. Bunlar da çok şey bildiklerinden duramayarak mutlaka çıkıntılık yaparlardı. Bazen olumlu, bazen olumsuz tepki alırlardı. Biz bilgiye baktığımız için her halükârda memnun olurduk. Aydınlar Ocağı olarak 65 yaşında ona Konya’nın İhtifâlcisi ve Ebul-Vefâcısı diye bir teşekkür plaketi takdim ettik. 70 yaşında da Şükran Gecesi düzenledik. Hatıralarını “Damlaya Damlaya…” diye yazmaya başladığını biliyorum. Pandemi döneminde Mustafa Güden’i arayarak beni yazabilirsin, demiş. Bildiğiniz o kitap belediye yayınları arasında çıktı. Vefatının 15’inci gününde İhsan abiyi andık. Konya’nın en vefâlı insanına vefâ borcumuzu bir nebzecikte olsa yerine getirdiysek ne mutlu bize. İhsan abi Konya’ya borcunu ödeyenlerden biriydi. Ruhu şâd, mekânı cennet olsun. Allah eşi ve çocuklarına sabır versin.” 

Vatan

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner37

banner23